OYUNLAR
image01
Fyodor Dostoyevski Yazar
Öncü ALPER Oyunlaştıran ve Yöneten
Gül Ekşi Müzik - Koreografi
Gülcenur Kıhrıoğlu Makyaj
Hamza Karaaslan Işık
Umut Efe Afiş Tasarım

MÜZİK GRUBU

Ayça Sipahioğlu Keman
Gözde Sarıhan Keman
Evra Köksal Piyano

OYUNCULAR

Alev Sarıkaya Kirillov / Yaşlı 2
Eda Ciğerdelen Daşa
Erkan Yücel Erkel / Yaşlı 1
Muhammet Sefa Keski Peter
Suay Mülayim Lisa
Rukiye Ateş Yuliya / Felsefeci
Sedat Sert Şatov / Vali
Sinemis Kamer Varvara / Öğretmen
Tuna Şahin Nikolay
Umut Alper Marya / Liseli Öğrenci
Yusuf Azat Adıyaman Stepan / Köylü

Yakîn Tiyatro'nun dramaturgi çalışmalarının sonucunda sahne metni ortaya çıkan “Ecinniler” oyunu toplumsal ve kültürel değişimin zirveye çıktığı bir dönemde Rusya’da geçer. Oyun konusunun merkezinde “Rusya’yı daha iyi bir yer yapmak” arzusunda olan bir grup gencin içlerinden birini, ihanet ettiği suçlamasıyla öldürmeleri yer alır. Yazar bu cinayet eylemi çerçevesinde Rusya’da o dönemde konuşulan her türlü siyasi akımı roman içindeki her bir bireyin kişilik çözümlemelerinde derine inerek ortaya koyar. Dostoyevski’ye göre insanlar ve onların oluşturdukları Rusya cinlenmiştir. Dostoyevski bu cinlenme durumunu İncil’den alınmış ve romanın içinde de geçen bir ayetle ilişki kurarak açıklar. Çözümü de yine aynı ayetin sonunda yer alan Hz.İsa’nın dizinin dibinde oturma ve Hz.İsa’nın şifacı vasfı aracılığıyla kurtulma olarak gösterir.

“STEPAN: Cinler bu adamdan çıktılar, domuzlara girdiler, sürü de uçurumdan aşağı, göle atılıp boğuldu. Onlar da vaki olanı görmek için dışarı uğrayıp İsa'ya geldiler; kendisinden cin çıkmış olan adamı, İsa'nın ayağı dibinde, giyinmiş ve akıllanmış olarak oturmakta buldular ve korktular.”

Roman, yoğun siyasal atmosferine rağmen asla siyasi değil tam tersi teolojik bir eserdir. Dostoyevski’nin bizde çok bilinmeyen dindarlığı romanın bütün arka planını oluşturur. Romanın hazırlanış aşamasında Dostoyevski`nin son eseri olarak planladığı ve yayınlanmayan “Bir Günahkârın Anıları” romanı karakterlerinden Nikolay’ın yaşadığı modern dünyadaki varoluş krizi Ecinniler’in düğüm noktasıdır. Yazar, batının kiliseden kopuşuyla başlayan yıkımın insanın üstünde yaratmış olduğu tahribatı iç içe geçmiş olaylar sarmalının merkezinde yer alan Nikolay karakterinde gösterir.

“NİKOLAY: Güvenilir, inanılır tanık böyle diyor. Yaptıklarını biliyorum.Ne soğuksun, ne de sıcakkanlı. Ah, keşke ya soğuk olsaydın, ya da sıcak kanlı! Ama biraz ılık kanlısın, ne yakıcısın ne dondurucu. Çıkarıp atacağım seni bağrımdan. Çünkü zenginim diyorsun, param var, hiçbir şeye ihtiyacım yok, diyorsun; oysa mutsuz olduğunun, zavallı, yoksul, kör, iğrenç olduğunun farkında değilsin.”

Yakîn Tiyatro, oyun çözümlemesinde Dostoyevski`nin kurguladığı ana eksenden ayrılmayıp oyunu “Ahir zaman” oyunu olarak ele almış ve modern keşmekeş içinde Nikolay’ın durumunu insanın “geleneğin bilgi” sinden kopuşu olarak tanımlamıştır. Bu öyle bir kopuştur ki modern insan sadece hata yapabilir, günah işleyemez. Bu yüzden, Nikolay geçmişindeki büyük hatasından gerçek bir pişmanlık duyamaz. Nikolay’ın pişman olamama/günah işleyememe hali bize Shakespeare’in Hamlet oyunundaki kral karakterinin durumunu hatırlatır.

“CLAUDİUS: ….Nasıl bir dua işime yarar ki şimdi! “İğrenç cinayetimi bağışla” mı desem? Olamaz, çünkü hala lanetlenmiş/cinlenmiş durumdayım. Kazandığından vazgeçmeden bağışlanabilir mi insan… Peki ya sonra, eğer gerçekten pişman olamıyorsak, pişmanlık bizim için ne yapabilir...” (Hamlet, Perde 3, Bölüm 3)